Sağlık Bakanlığı ve İnönü Üniversitesi işbirliğinde  "Geçmişten Günümüze Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Mevzuatı ve Ülkemiz Perspektifi" konulu konferans düzenlendi.


Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi Mavi salonda düzenlenen konferansa, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Yazıhan Kaymakamı İdris Akça, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Turan, Sağlık Bakanlığı Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Daire Başkanı Dr. Mehmet Zafer Kalaycı, Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkan Yardımcısı Volkan Güler, Malatya İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Cemal Koyunoğlu, Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Durmuş, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Temel Eczacılık Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ulvi Zevbek, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul Cabıoğlu, akademik ve idari personel katıldı.


Konferansın açılış konuşmasını yapan Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, tıp merkezi hastalarının yüzde 42'sinin il dışından geldiğini bu oranın karaciğer ve ilik naklinde daha yüksek oranların yüzde 90'ların üstüne çıktığını söyledi.


Tıp Fakültesinin karaciğer ve böbrek naklinde uluslararası düzeyde kendini kabul ettirdiğini belirten Parlakpınar, "İlik naklinde de iddialı çalışmalarımız var. Linac cihazımız hizmet vermeye başladı. Sağlık turizmine çok önem veriyoruz. Bu gün de Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezimizin açılışını yapıyoruz" şeklinde konuştu.


Malatya İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran da Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezinin açılışını yapmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.


Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkan Yardımcısı Volkan Güler de DAP'ın Türkiye'nin doğusunda yer alan 15 ilin geliştirilmesinden sorumlu olduğunu ifade etti.


Güler, DAP'ın beş yıl önce kurulduğunu anımsatarak, "Bölgenin ekonomik, sağlık ve her alanda kalkınması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Kalkınmanın amacı insanların refah seviyesini yükseltmektir. İnsanları mutlu etmektir. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezinin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu tür projeler hem Malatya'ya hem de Malatya insanına katkı sağlayacaktır" dedi.


Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan da geçmişten geleceğe tamamlayıcı tıbba geleceğe taşınmasının da eklenmesi gerektiğini belirtti.


Geleneksel ve tamamlayıcı tedaviye hipnoz terapisinin de önümüzdeki süreçte ilave edilmesi gerektiğine değinen Başkan Gürkan, şöyle konuştu:


"Belediyemiz toplumun her aşamasında her kuruma paydaş konumdadır. Bu projenin de geliştirilmesi için neler yapılabilir konusunda çalışmalar yapmalıyız. İspendere'de 100 dönümlük yer aktif hale getirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı oraya 15 milyarlık bir para ayırdı. İhalesi yapılarak çalışmalara başlayacağız. DAP idaresinin bu projede büyük katkıları olacaktır. Biz belediye olarak gerek DAP olsun gerek üniversite olsun diğer kurumlar olsun beraber ülkemizi daha ileriye taşıyacak, insanımızın refah seviyesini yükseltecek çalışmalar içerisinde yer alıyoruz."


İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay ise bu gün itibariyle İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezine yeni bir ünite kazandırdıklarını söyledi.


Doktorların pozitivist tıp eğitimi aldıklarını dile getiren Kızılay, "Biz tabi pozitivist bir tıp eğitimi almış bir hekimiz. Ben de öyle bir hekimim. Hacettepe Üniversitesi mezunuyum. Hacettepe’de Türkiye'de katı pozitivist tıp anlayışının en sağlam üniversitelerinden birisidir. Onun için ben de genel manada katı pozitivist bir tıp eğitiminden geçmiş uygulamasını da öyle yapan bir cerrahım. Şimdi tabi kendimizi bu yeni geleneksel ve tamamlayıcı tıbbı bir taraftan öğrenmeye bir taraftan anlamaya bir taraftan da zor da olsa ona alışmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.


2000-2001 yıllarında Amerika'ya gittiğini anımsatan Kızılay, şunları kaydetti:


"Amerika'da şunu gördüm. Orayı bütün detayıyla inceliyorum aman burada ne görürsek ülkemize de taşıyalım diye. Orada kanser hastalarının yüzde 40'ının ya tıbbi tedavi öncesi ya sonrası ya da eş zamanlı olarak geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemlerine başvurduğunu Amerikalılar tespit etmiş, ben oradayken bunun büyük bir pazar, büyük bir alan olduğunu saptamışlar ve bu alanda üniversiteler bölümler, birimler açmaya başlamıştı. Biz bu konuda biraz geriden geliyoruz. Sağlık Bakanlığımız bu konuya el attı ve bu konuyu kontrol altına alarak bu alanda daire başkanlığı kurdu. Alanlar belirledi, yönetmelik çıkardı ve bu alanın nasıl uygulanacağını belirledi. Şimdi biz de üniversite olarak üniversitemizde profesör ve doçent hocalarımızın nezaretinde bu tedaviye başlıyoruz. Bu gün merkezimizi açıyoruz. Tabi bu hocalarımız alanlarında bilimsel olarak kendilerini kanıtlamış olan hocalarımız. Bu hocalarımızın elinden bu tedavileri almak benim gibi biraz önce ifade ettiğim hocalar için bile artık kabul edilebilir ve desteklenebilir bir ölçüye geldi. Onun için üniversitemizde de bunu geliştireceğiz. Çok daha ileriye taşıyacağız. Onu da bir şifa merkezi gibi İspendere İçmelerini, İspendere tesisinde bir geleneksel ve tamamlayıcı tıp merkezi belki çok daha geniş bir merkez haline getireceğiz. Onun için yaklaşık altı aydır hem fikir mütalaası yapıyoruz."


"Sağlıkta Türkiye'nin En İddialı Üniversitesiyiz"

 

Kızılay, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ile çok iyi çalışma içerisinde olduklarını kaydederek, konuşmasına şöyle devam etti:


"İspendere Malatya için örnek bir proje olacak, belki Türkiye içinde örnek bir proje olacak. Bu örnek projeyi fiziki olarak en iyi şekilde yapmak sonra da en önemlisi tabi işletmek bize düşüyor. Biz de orada üniversite olarak Turgut Özal Tıp Merkezi ve fakültemiz olarak hazırız. Bu konuda bunu Türkiye'de en iyi şekilde işleteceğimize dair belediyemize, DAP'a ve Sağlık Bakanlığına güvencemizi veriyoruz. Çünkü bizim üniversitemiz sağlık alanında çok iddialı. Türkiye'nin sağlıkta en iddialı üniversitesi desem abartmış olmam. Bunun örneği ortada. Karaciğer naklinde biz Türkiye ve Avrupa birincisi, dünya ikincisiyiz. Bunu Türkiye'de başarmış bir üniversiteyiz. İddialı olduğumuzu bu güne kadar göstermiş olduğumuz somut faaliyetlerle göstermiş olduk. Burada da iddiamızı sürdüreceğiz. Bu alanda bilimsel yaklaşımla uzman hocalarımızın kendi uzmanlık birikimleriyle insanlarımızın bu alanda faydalı, verimli güzel bir tedavi, öneri süreç sunacaklarına ben bütün kalbimle inanıyorum. Ekibime güveniyorum. Bu ekibimizi arttıracağız. Sadece tedavi veren değil daha sonraki aşamada sertifika, eğitim veren bir merkez olacağız."


Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Temel Eczacılık Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ulvi Zevbek ve Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul Cabıoğlu tarafından Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları konferansları verildi.


"Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezinin Açılışı Yapıldı"

 

Rektör Kızılay, Başkan Gürkan, Başhekim Parlakpınar ve Tıp Fakültesi Dekanı Durmuş tarafından katılımcılara plaket takdim edilmesinin ardından Turgut Özal Tıp Merkezi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezinin açılışının yapılmasıyla program sona erdi.

 

 

Paylaş: