Tek başına karaciğer naklinde tüm yurdun ihtiyacını karşılayabilen Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Karaciğer Nakli Enstitüsü, dokuz yıldır üst üstte Türkiye ve Avrupa’da liderliğini koruyor.

KEMAL GÜMÜŞ

 

Türkiye’de istikrarlı olarak büyüyen ve gelişen önemli sektörlerden birisi de sağlık turizmi. Son yıllarda sağlık alanında gerek özel sektör gerekse devlet eliyle dev yatırımlara imza atıldı. Peş peşe inşa edilen kamu hastaneleri dünya çapında bir üne kavuşarak yurtiçi ve yurtdışından sayısız insanın derdine derman oldu. Bu kurumların arasında en dikkat çekenlerden biri de hem Türkiye hem de dünyada liderliğini koruyan Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Fakültesi Karaciğer Nakli Enstitüsü. Kurum, Türkiye’nin karaciğer nakli konusundaki tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılayabiliyor, bu konuda yetiştirdiği doktorları dünyaya ihraç ediyor. Canlıdan canlıya eşzamanlı nakil yapan enstitü, bu özelliğiyle de alanında birinci. Geçen hafta, karaciğer hastalıkları ve naklinde Türkiye ve Avrupa birincisi olan dünyada nakilde ikinci sırada yer alan enstitünün müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz ile buluştum. Yılmaz Hoca’nın ameliyathanesine girerek canlıdan canlıya organ nakline tanık olduktan sonra üniversite rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay ile enstitü ve üniversitedeki yatırımları ve başarılarını konuştuk. Pakistan, Suriye, Yemen, Irak ve Sudan’da gelip şifa bulan hastalarla görüştüm. Şifa bulmak için binlerce kilometre öteden gelen, savaştan dolayı organlarını kaybedip burada şifa bulan ve Türkiye’ye dua eden hastaların yaşam serüvenlerini  dinledim. Sözü Prof. Kızılay ve Prof. Yılmaz’a bırakmadan önce şunu belirtmeliyim. Ülke olarak, millet olarak çok güçlüyüz ve başarılıyız. FETÖ, PKK gibi terör örgütleriyle verilen mücadeleye rağmen bu başarılara imza atabiliyoruz. Bir de bu kamburları sırtımızdan attığımızdaki halimizi düşünün... 

Türkiye sağlık alanında derdine çare bulmak için artık yabancı ülkelere muhtaç değil, Anadolu insanı artık aylarca büyük kentlerdeki hastane kapılarında ömür tüketmek zorunda değil. Bundan daha büyük bir mutluluk ve onur olabilir mi? Hepimize sağlıklı günler diliyorum. 

Tek rakibimiz Güney Kore

Malatya İnönü Üniversitesi Hastanesi Cerrahpaşa ve Hacettepe kadar donanımlı güçlü kadrolara sahip olduğunu belirten  Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay: Genel hastane dışında Türkiye’de başka hiçbir yerde olmayan karaciğere münhasıran bir hastanemiz var.  Sadece karaciğer nakline hizmet eden hastanemiz 150 yatak kapasiteli. Burası karaciğer naklinde hem Türkiye hem de Avrupa’da birinci sırada. Dokuz yıldır üst üste bu alanda birinciyiz” dedi. 

TÜM AMERİKA BİR MALATYA ETMİYOR

Kuzey Amerika’nın tüm hastanelerinde gerçekleşen nakil sayısının Malatya’da yapılanların çok altında olduğunun bilgisini veren üniversite rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay şöyle konuştu:  ABD’de organlar kadavradan alınıyor. Canlıdan canlıya naklin zor olmasının iki nedeni var. Doktorlar riskten çekiniyor ve insanlar yakınlarına dahi kolay kolay organ vermiyor. Bizde insanlar yakınlarına karaciğerinin yarısını veriyor. Karaciğer naklinde Türkiye ve Avrupa’da birinci sıradayız başarı oranımız da yüzde 90’larda. Dünyaya eğitim veren çok güçlü bir ekibimiz var. Hedefimiz yılda 450 nakille dünya birincisi olan Güney Kore’yi geçmek.  Şu an canlıdan canlıya yılda 250 nakil yapabiliyoruz.  İlk hedef sayıyı 500’e çıkarmak, ikincisi ise  karaciğer alanında bilimsel araştırmalar yapan en önemli merkez olmak. Karaciğer nakli noktasında tüm Türkiye’nin ihtiyacını karşılayabiliyoruz. Yurt dışından hasta alıyoruz. Pakistan bize nakil hastalarını düzenli gönderecek. Altyapı kapasitemizi 500 nakile uygun hale getiriyoruz.  En zor  doktor bulunur, o da bizde var.  Ama kolay bulabileceğimiz alanlarda eksiğiz. Hemşire ve yardımcı sağlık elemanına olan ihtiyacı giderirsek yılda 500 karaciğer nakli yapacağız. 

İNCE BAĞIRSAK NAKLİNDE DE TEK

Hemşirelik fakültemizin hayata geçmesiyle beraber insan kaynağı açısından da sıkıntımız kalmayacak. İlik nakli ve kök hücre nakli konusunda çok başarılıyız. İnce bağırsak naklinde de Türkiye’de tek merkez biziz. Pankreas nakli altyapımız hazır uygun verici çıktığı anda pankreas nakli yapılacak. Onkoloji hastanemizin hafriyat çalışmaları başladı. Bitince Türkiye’nin en gözde merkezlerinden biri olacak. İki yıl içinde bitirmeyi planlıyoruz. Organ nakli ve kök hücre naklinde sağlık turizmine başladık. Ülkemizin dışından insanlar sağlık turizmi açısında yoğun bir şekilde geliyor. Sağlık turizmi açısından güçlüyseniz diğer siyasi olaylar, nötrolojik etkenlerden etkilemez. Savaşta, barışta, depremde, doğal afetlerde her halükarda insanlar tedaviye gelir. İnsanlar şifa bulduğu ülkeye karşı minnet duyuyor tatil için de geliyor. Gönüllü elçimiz oluyorlar.  Malatya’nın şifa şehri haline gelmesi bize gurur veriyor.  

Her türlü organ nakli yapabiliyoruz

Turgut Özal Tıp Fakültesi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz 1998 yılından beri organ nakli üzerine çalışıyor. Enstitünün 2011 yılında kurulduğunu ifade eden Prof. Yılmaz şunları söyledi: Karaciğer nakli enstitüsü dünyada ilk. Burada karaciğer, böbrek, ince bağırsak ve pankreas nakli yapabiliyoruz. Yapabilecek tüm organ nakillerini yapıyoruz. 

HASTALARIN YÜZDE 20’Sİ YURTDIŞINDAN

Türkiye genelinden hastalarımızın dışında yüzde 20 oranında da yurtdışından hastamız var. Gürcistan, Azerbaycan, Türki Cumhuriyetler, Sudan, Mısır, Lübnan, Yemen, Irak ve Pakistan gibi ülkelerden hastalar geliyor. Bazen zehirlenme gibi nedenlerle çocukların da karaciğeri  iflas ediyor. Vakalar arka arkaya gelebiliyor. Bugün üç tane canlı karaciğer nakli yapacağız. Altı hasta aynı anda ameliyat olacak. 

BİR BARIŞ PROJESİ

Bu hastane bir barış  projesidir aslında Hakkari’de, Kurtalan’da, Şırnak’ta veya Cizre’de çoğunu kaybetmek riskiyle karşı karşıya olan bir baba iki saat içinde süratle çocuğunu ameliyata sokabilip kurtarabiliyorsa devlete olan sadakat ve bakışı olumsuz yönde değişebilir mi? Bunun altında ezilir minnet duyar!

Pakistanlı Usama: Türkiye'ye minnettarım

Ali Usama Pakistan, İslamabad’tan geldi. Mühendislik fakültesinde öğrenci olan Ali’nin hayatı kabusa dönmüştü. Karaciğer nakliyle yeniden hayata tutunan Ali “Türkiye ile Pakistan arasında sağlık alanından anlaşma vardı. Daha önce Hindistan ve Çin’e gidiyorduk hem çok pahalı hem de Türkiye ile kıyaslanmaz. 20 gün önce geldim çok büyük bir tümör vardı. Kuzenimin cigeriyle hayata tutundum. Allah herkesten razı olsun. Türkiye’ye minnetarım. Çok kötü durumdaydım, iyileştim. Sezai Hoca’ya çok teşekkür ederim” diyerek yaşadıklarını anlattı. 

Yemenli Ahmet ölümden döndü

Ahmet Halil Berit 24 yaşında Yemenli bir genç. Hem böbrek hem de karaciğer yetmezliği vardı. Ülkesindeki iç savaş nedeniyle kara ve hava ulaşımının kapalı olması onu günden güne ölüme yaklaştırıyordu. Çareyi denizden yurtdışına çıkmakta buldu. Önce Cibuti’ye ardından Somali ve Katar’a ulaşabildi. Böylece Ankara’ya sonra da Malatya’ya gelebildi. Üç aylık tedaviden sonra önce böbrek nakli ardından karaciğer nakliyle yeniden hayata tutundu. Böbreği kardeşinden karaciğeri ise bir akrabasından aldı. Ahmet Halil, doktoru Berin Yılmaz’a ve Türkiye’ye minnettar. 

ÖMRÜM BOYUNCA İKİNCİ KEZ AĞLADIM

Ahmet Halil’in babası Ali El Berit yaşadıkları acı dolu günlerini gözyaşları içinde anlattı. Baba Berit: “Ahmet ölümden döndü, her şeyi yaptım ancak olmadı en son Türkiye’ye ulaştık. Doktorlar Ahmed’in hayatta kalma şansının yüzde 15 olduğunu söylüyordu. Ama Allah’a şükür dedikleri çıkmadı. Malatya’da yeniden doğdu oğlum. Ankara’da birkaç ay bekledik, hep diyalizdeydi ve karaciğer tedavisi görüyordu. Ömrüm boyunca bugün ikinci kez ağladım” diyerek duygularını ifade etti. 

Bombalı saldırıda böbreklerini kaybetti

Malatya’da böbrek nakliyle hataya tutunan bir diğer isim ise Suriyeli Emina Delil... Esed rejiminin İdlib’e yönelik bombalı saldırıları sonucu böbrekleri iflas etmişti. Emina Delil, önce Hatay Reyhanlı’ya getirildi. Acil böbrek nakli yapılması gerekiyordu. Ağabeyi Menhel’in böbreği uyumlu çıkınca nakil için acil Malatya’ya getirildi. Şimdi sağlığına kavuşan Emina Delil, İdlib’e ailesine kavuşacağı günleri sayıyor.

 

 

 

 

Paylaş: